Bahreyn'de Monarşik İktidar Sallantıda

 

 

 


Şii Çoğunluk, Suud Destekli Vehhabi Monarşiye Karşı


İran-ABD/İsrail savaşı, Körfez’in en kırılgan halkası Bahreyn’i rejim değişikliğine sürükleyebilir.

 

Nüfusunun üçte ikisinden fazlasını Şiilerin oluşturduğu Bahreyn, Suudi destekli Vehhabi monarşi (Al Halife ailesi) tarafından yönetiliyor. 2011 Arap Baharı’nda Suudi ve BAE askerleriyle bastırılan protestolar, rejimin kırılganlığını ortaya koymuştu. Bugünse İran savaşı bu fay hattını yeniden depreştiriyor.


Rejimin karanlık sicili


Bahreyn’de siyasi mahkumlara yönelik sistematik işkence ve yargısız uygulamalar yıllardır belgeleniyor. Daha önce tutuklu bulunan bir siyasi mahkumun işkence sonucu öldürülmesi sonrasında protestolar şiddetlenmişti. BM raporlarına göre, kötü şöhretli Jau cezaevinde barışçıl oturma eylemi yapan 60 siyasi mahkumdan haber alınamıyor.


Son olarak, altı Şii genç hakkında askeri mahkeme tarafından verilen idam cezası, alimlerce “işkenceyle alınan itiraflarla” bir şov olarak nitelendirildi.


İran savaşı ve rejim değişikliği ihtimali

 

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırılar sözüm ona “rejim dönüşümü” hedefini taşıyor. İran ise doğru bir savunma stratejisi izleyerek savaşı topraklarına hapsetmek yerine bölgeselleştiriyor. 

 

Analistlere göre Tahran’ın stratejisi, Bahreyn ve Suudi Arabistan’ın doğu vilayetinde yaşayan çoğu Şii mezhebine nüfusu harekete geçirerek “karşı ayaklanma” yaratmak.

 

İran’ın Bahreyn’e yönelik füze ve İHA saldırılarını yoğunlaştırması, bu stratejinin ilk halkası olarak yorumlanıyor. Ülke aynı zamanda ABD Donanması’nın Beşinci Filosu’na ev sahipliği yapıyor; buranın hedef alınması, çatışmayı doğrudan küresel enerji güvenliğine bağlıyor.

 

Ülkedeki Şii çoğunluğun tepkisine karşı manevra yapmaya çalışan baskıcı Halife rejimi, Ürdün’den güvenlik yardımı alıyor. Bu yardım, Bahreyn’in 2011’de Suudi Arabistan ve BAE öncülüğündeki Peninsula Shield gücünü çağırmasından bu yana dış güçlere yapılan ilk resmi başvuru olarak kayıtlara geçiyor.

 

2011’den farklı bir tablo

 

Uzmanlar, bugün yaşananların 2011’deki iç karışıklıklardan çok daha farklı bir boyutta olduğuna dikkat çekiyor. O dönemde Suud destekli monarşi, komşu Körfez ülkelerinin askeri desteğiyle protestoları bastırmıştı. Ancak bugün İran’ın doğrudan füze saldırıları, bölgedeki ABD üslerini hedef alan geniş çaplı bir savaşın parçası haline gelmiş durumda.

 

Mizrahi’nin öngörüsü: “Savaş biterse Bahreyn dayanamaz”

 

İsrailli gazeteci @alon_mizrahi , Bahreyn ile ilgili  şu çarpıcı değerlendirmeyi yapmıştı:

 

“Eğer Bahreyn rejimi, İran’la savaştan sonra mevcut haliyle kurtulabilirse çok şaşırırım. Oradaki rejim aşırı derece kırılgan.”

 

Sahada son durum

 

· Muharrak Adası: İran saldırısı sonucu büyük bir yakıt deposunda yangın çıktı. Bölge, Bahreyn Uluslararası Havalimanı’nın jet yakıt depolarına ev sahipliği yapıyor.

 

· ABD Büyükelçiliği: Bölgedeki diğer ülkelerde olduğu gibi Bahreyn’de de süresiz olarak kapatıldı. Yetkililer, başkent Manama’daki otellere yönelik olası saldırılara karşı vatandaşlarını uyardı.

 

Körfez’in Şii coğrafyasında yangın, petrol fiyatlarını ve küresel dengeleri sarsabilir. Bahreyn’de rejim değişikliği senaryosu artık uzak bir ihtimal değil, savaşın doğrudan bir sonucu olarak masada duruyor.

 

Kaynak: Defense Mirror, Al Mayadeen, Anadolu Ajansı, UN Human Rights Council, Capital & Empire

 

Özet
:
İran-ABD/İsrail savaşı, Körfez’in en kırılgan halkası Bahreyn’i rejim değişikliğine sürükleyebilir. Nüfusunun üçte ikisinden fazlasını Şiilerin oluşturduğu Bahreyn, Suudi destekli Vehhabi monarşi (Al Halife ailesi) tarafından yönetiliyor. 2011 Arap Baharı’nda Suudi ve BAE askerleriyle bastırılan protestolar, rejimin kırılganlığını ortaya koymuştu. Bugünse İran savaşı bu fay hattını yeniden depreştiriyor.
Resim
Türkçe
X