Çift Taraflı Eski Ajan Pollard: "İsrail'in Türkiye ve Mısır’la Savaşı Kapıda"
Çift Taraflı Eski Ajan Pollard’dan Çarpıcı Çıkış: "Türkiye ve Mısır’la Savaş Kapıda, İsrail ABD’ye Bağımlı Bir Piyondan İbaret"
Naci Hanpolat - 28.05.2026
İsrail tarihinin en tartışmalı figürlerinden biri olan eski casus Jonathan Pollard, katıldığı son programda önemli açıklamalarda bulundu.
Jonathan Pollard, ABD donanmasında istihbarat analisti olarak çalışırken 1980'li yıllarda İsrail adına casusluk yaptığı gerekçesiyle Amerika'da ömür boyu hapis cezasına çarptırılan eski bir ajandır. Yaklaşık 30 yıl hapiste kaldıktan sonra 2015 yılında şartlı tahliye edilmiş, 2020'de ise seyahat yasağının kalkmasıyla birlikte İsrail'e yerleşmişti.
Onu ABD’de Newark Havaalanı'ndan alıp Tel Aviv'deki Ben Gurion Havaalanı'na ulaştıran özel jet, Cumhuriyetçi partinin ve Siyonist lobilerin en büyük bağışçılarından olan milyarder Sheldon Adelson ve eşi Miriam Adelson çiftine aitti.
30 Aralık 2020 gecesi Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’na indiklerinde onları bizzat İsrail Başbakanı Netanyahu karşılamış ve uçağın merdivenlerinden indikten hemen sonra Jonathan Pollard ve eşi, uçak pistinde yere eğilerek toprağı öpmüşlerdi.
İsrail’in mevcut askeri stratejisini sert bir dille eleştiren Pollard; Türkiye, Mısır ve İran ekseninde yaklaşan büyük bir bölgesel fırtınaya karşı uyararak, Tel Aviv’in Washington’a olan "uysal bağımlılığına" son vermesi gerektiğini savundu.
KUDÜS – Jonathan Pollard, Arutz Sheva-Israel National News kanalında Martin "the Bulldog" Buksdorf’un podcast programına konuk oldu.
Siyaset sahnesine girmekten son anda vazgeçtiğini açıklayan Pollard, İsrail’in güvenlik perspektifinden bölgesel tehditlere, ABD ile ilişkilere kadar çok konuşulacak analizler paylaştı.
"Biz Bağımsız Değiliz, ABD’nin Yan Gücüyüz"
Pollard’ın röportajdaki en radikal eleştirilerinden biri, İsrail’in askeri ve stratejik olarak tamamen Amerika Birleşik Devletleri’ne bağımlı hale gelmesi oldu. Mevcut askeri doktrini sert sözlerle hedef alan eski ajan, şu ifadeleri kullandı:
"Biz bağımsız bir devlet değiliz, sadece Amerikan ordusunun bir yan gücü (yardımcı unsuru) konumundayız."
İsrail hükümetlerinin Washington’dan gelen baskılara boyun eğdiğini ve bunun bir zafiyet göstergesi olduğunu belirten Pollard, ABD Başkanı Donald Trump’a da atıfta bulunarak, "O, zayıflığa asla saygı duymaz" dedi.
Pollard, İsrail’in acilen askeri olarak kendi kendine yetebilen ve kararlarını tamamen bağımsız alan bir "Önce İsrail Doktrini" (Israel First Doctrine) geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye ve Mısır Uyarısı: "Fırtına Yaklaşıyor"
Röportajın en dikkat çekici ve can alıcı bölümü ise İsrail’i gelecekte bekleyen bölgesel tehditler üzerine oldu.
Pollard, İsrail kamuoyunun aksine, tehlikenin sadece İran ve onun vekilleriyle sınırlı olmadığını, çok daha büyük ordularla karşı karşıya kalınacağını iddia etti.
Özellikle Suriye sahasındaki hareketliliğe dikkat çeken Pollard, Suriye’de Türkiye destekli güçlerin veya geçici yönetimlerin İsrail sınırına yaklaşmasına izin verilmemesi gerektiğini belirterek adeta bir savaş ilanı öngörüsünde bulundu:
"Türklerle işimizin, İranlılarla olduğu kadar kolay olacağından pek emin değilim. Bir sonraki savaşa hazırlıklı olmak zorundayız; bu savaş muhtemelen Türkiye ve Mısır'a karşı olacak. Büyük bir fırtına yaklaşıyor."
Bürokrasiye ve Savunma Sistemine Tepki
İsrail'in modern tehditlerle başa çıkabilecek teknolojileri ve politikaları entegre etmekte çok hantal kaldığını söyleyen Pollard, ülkedeki aşırı tedbiri, savunma tedarik sistemlerini ve bürokratik engelleri "geleceği görememekle" suçladı.
Siyasetten Çekilme Nedeni: "Ölüm Tehditleri Aldım"
Kısa süre önce İsrail Parlamentosu (Knesset) seçimlerinde aday olacağını açıklayan ancak daha sonra bu kararından vazgeçen Pollard, bu geri adımın arkasındaki karanlık perdeyi de araladı.
Adaylık ilanının ardından hem siyasi soldan hem de sağdan çok ciddi tepkiler aldığını belirten Pollard, "Adeta ölüm tehditleri altında boğuldum" dedi.
Özellikle esirlerin serbest bırakılması konusunda "Taviz vererek değil, güç kullanarak masaya oturulmalı" fikrini savunduğu için sol kanadın hedefi olduğunu söyleyen eski ajan; elde edilen başarıdaki övgünün sadece Netanyahu’ya verilmeyip eşi Esther, Ron Dermer ve Miriam-Sheldon Adelson gibi diğer isimlere de paylaştırılmasının, Netanyahu destekçileri arasında tepkiyle karşılandığını aktardı.
"Yahudiler İçin Tek Güvenli Yer Kutsal Topraklar"
Batı dünyasında yükselen İsrail karşıtlığına da değinen Pollard, yurt dışında yaşayan birçok Yahudi’nin karşı karşıya olduğu tehlikeleri hafife aldığını savundu.
Kitlesel göçün (Aliyah) kaçınılmaz olduğunu belirten Pollard, "Bir Yahudi için tek güvenli yer burası, Kutsal Topraklar'dır" dedi ancak İsrail liderlerini gelecekteki bu devasa göç dalgasına karşı hiçbir hazırlık yapmamakla eleştirdi.
Siyasetin dışında kalmanın kendisine bir özgürlük alanı tanıdığını ifade eden Pollard, röportajı şu sözlerle noktaladı: "Parti disiplini denen şey olduğunda aklınızdan geçeni söyleyemezsiniz. Şimdi ise burada oturduğum gibi rahatça neyi doğru, neyi yanlış yaptığımızı tartışabilmek çok daha özgürleştirici."
***KAYNAK: https://www.israelnationalnews.com/
