Libya Büyük Yapay Nehir Projesi ve 2011 NATO Bombardımanı

 

 

 

 

İBRETLİK BİR HİKAYE: Kaddafi’nin "Dünyanın Sekizinci Harikası" Dediği Yapı: 

 

Libya Büyük Yapay Nehir Projesi ve 2011 NATO Bombardımanı

 

Naci HANPOLAT - 23.05.2026

 

TRİPOLİ — Dönemin Libya lideri Muammer Kaddafi tarafından çölü yeşillendirmek ve ülkeyi tarımsal açıdan tamamen bağımsız kılmak amacıyla inşa edilen, dünyanın en büyük sulama projesi "Büyük Yapay Nehir" (Great Man-Made River - GMMR), askeri müdahalenin üzerinden geçen yıllara rağmen neokoloniyel tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor. 22 Temmuz 2011'de NATO uçakları tarafından hedef alınan bu devasa su altyapısı, Afrika'nın egemenlik mücadelesinin en dramatik sembollerinden biri olarak kabul ediliyor.

 

40 Bin Yıllık Saf Su: Nubya Kumtaşı Akifer Sistemi

 

1983 yılında yapımına başlanan Büyük Yapay Nehir Projesi, Sahra Çölü'nün derinliklerinde, buzul çağından kalma (yaklaşık 38.000 ila 40.000 yıl önce birikmiş) dünyanın en büyük fosil su rezervi olan Nubya Kumtaşı Akifer Sistemi’nden besleniyordu.

 

4.000 kilometreyi bulan devasa yer altı boru hatlarıyla güneydeki kuyulardan alınan saf su; Trablus, Bingazi ve Sirte gibi kuzeydeki yoğun nüfuslu kıyı kentlerine taşınıyordu. Günlük 6,5 milyon metreküp su taşıma kapasitesine sahip olan bu proje, Libya'nın tatlı su ihtiyacının %70'inden fazlasını karşılıyor ve 200 bin hektardan fazla çöl arazisini tarım alanına dönüştürmeyi hedefliyordu. 

 

Projenin en dikkat çekici yönü ise dış borç, IMF kredisi ya da yabancı fonlar kullanılmadan, tamamen Libya'nın kendi petrol gelirleriyle finanse edilmiş olmasıydı.

 

CIA’in 1987 Tarihli Gizli Raporu Ne Diyordu?

 

Sosyal medyada da sıkça gündeme gelen Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) 1987 yılında hazırladığı ve üzerindeki gizlilik kararı kaldırılan "Libya'nın Büyük Yapay Nehir Projesi: Planlar ve Gerçekler" başlıklı resmi belgesi, projenin Batı tarafından nasıl bir "tehdit" olarak algılandığını açıkça ortaya koyuyor.

 

Raporda, projenin Libya'nın gıda üretiminde tamamen kendi kendine yetmesini tam olarak sağlamasa bile, "ülkenin Batı'dan yapılan gıda ithalatına olan bağımlılığını ciddi oranda azaltacağı ve en büyük ulusal kırılganlığını ortadan kaldıracağı" net bir şekilde ifade ediliyor. 

 

Bu durum, Libya'nın ekonomik ve siyasi egemenliğini pekiştirerek Batı'nın bölgedeki yaptırım gücünü ve finansal kontrolünü zayıflatacak askeri-stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyordu.  

 

22 Temmuz 2011: Su Altyapısının Vurulması ve Savaş Suçu Tartışmaları

 

Libya'daki iç savaş ve yabancı askeri müdahale sırasında, 22 Temmuz 2011 tarihinde NATO savaş uçakları, projenin kalbi sayılan ve boru üretimini gerçekleştiren Brega şehrindeki kritik su borusu fabrikasını ve tesislerini bombaladı. Bombardımandan kısa bir süre önce de Sirte'deki su tesisleri vurulmuş ve buradaki devlet su dairesi çalışanları hayatını kaybetmişti.

 

NATO o dönem yaptığı savunmada, tesisin içinde Grad roket fırlatıcılarının ve askeri mühimmatın saklandığını iddia ederek burayı "meşru askeri hedef" olarak tanımladı. Ancak bağımsız gözlemciler, uluslararası insan hakları örgütleri ve çevre aktivistleri, sivil halkın yaşam kaynağı olan hayati bir su altyapısının imha edilmesinin Cenevre Sözleşmesi'ne göre açık bir savaş suçu teşkil ettiğini savundu.

 

NATO askeri müdahalesinin ve ortaya çıkan devlet otoritesi boşluğunun yarattığı yıkım, yalnızca 2011 yılıyla sınırlı kalmadı; ülkenin kritik çevre ve su altyapısını kronik bir çürümeye terk ederek yıllar sonra tarihin en büyük insani felaketlerinden birine zemin hazırladı.

 

Müdahalenin Ağır Faturası: Altyapı Çöküşü ve Ölümcül Derna Sel Felaketi

 

Kaddafi yönetimi, savaştan hemen önce 2010 yılında, ülkenin doğusundaki Derna vadisinde yer alan stratejik iki büyük barajın (Ebu Mansur ve Derna barajları) modernizasyonu ve onarımı için bütçe ayırmış ve bir Türk inşaat firmasıyla anlaşmıştı. Ancak 2011'deki NATO bombardımanı ve ardından başlayan iç savaş nedeniyle yabancı şirketler ülkeyi terk etmek zorunda kaldı; altyapı projeleri tamamen durdu ve barajlar on iki yıl boyunca yapayalnız, bakımsız bırakıldı.

 

Nitekim Eylül 2023'te bölgeyi vuran Daniel Kasırgası sırasında, bakımsızlıktan çatlamış olan bu iki baraj tonlarca suyun baskısına dayanamayarak çöktü. Barajların patlamasıyla serbest kalan 30 milyon metreküp su, tsunami dalgaları halinde Derna kentinin üzerine boşalarak şehrin dörtte birini haritadan sildi ve 10 binden fazla insanın boğularak feci şekilde can vermesine neden oldu.

 

Bölge analistleri ve uluslararası gözlemciler, bu devasa can kaybının arkasında sadece doğal bir afet olmadığını; asıl sorumlunun NATO müdahalesiyle parçalanan, kurumları işlevsizleştirilen ve en temel hayati altyapısını dahi koruyamaz hale getirilen “çökertilmiş devlet" gerçekliği olduğunu vurgulamaktadır.

 

Egemenlik, IMF ve Neokolonizasyon

 

Kaddafi’nin, "Bu projeden sonra ABD'nin Libya'ya yönelik tehditleri iki katına çıkacak, çünkü Libya'yı tamamen bağımsız görmek istemiyorlar" sözleri, bugün yaşanan süreçle paralellik gösteriyor. Küresel gıda ve su kartellerine bağımlı kalmak istemeyen, kendi kendine yeten ve IMF gibi Batı güdümlü finans kuruluşlarının kıskacından uzak durmaya çalışan bir Libya modeli, kıtadaki diğer Afrika ülkeleri için de "tehlikeli bir bağımsızlık örneği" olarak görülmekteydi.

 

Büyük Yapay Nehir'in bombalanması ve ardından Kaddafi rejiminin devrilmesiyle birlikte Libya, istikrarlı bir devlet yapısını kaybederek parçalandı. 

 

Günümüzde ülkenin su ve tarım altyapısı büyük ölçüde zarar görmüş durumda ve Libya, bir zamanlar tamamen kurtulmayı amaçladığı gıda ithalatına ve dış yardımlara yeniden bağımlı hale getirilmiş vaziyette. Bölge analistleri, bu durumu modern neokolonyalizmin yıkıcı bir stratejisi olarak yorumlamaya devam ediyor.

 

Kaynaklar: Encyclopaedia Britannica - UNESCO & Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP - The Ecologist / Truthout (Nafeez Ahmed Araştırması) - Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) Raporu

Özet
:
Naci HANPOLAT - Dönemin Libya lideri Muammer Kaddafi tarafından çölü yeşillendirmek ve ülkeyi tarımsal açıdan tamamen bağımsız kılmak amacıyla inşa edilen, dünyanın en büyük sulama projesi "Büyük Yapay Nehir" (Great Man-Made River - GMMR), askeri müdahalenin üzerinden geçen yıllara rağmen neokoloniyel tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor
Resim
Türkçe
X