Reuters BM’nin İsrail’i Soykırım ve Çocukları Bilerek Hedef Almakla Suçladığı Raporunu Yayınladı
Reuters, BM’nin İsrail’i Soykırım ve Çocukları Bilerek Hedef Almakla Suçladığı Raporunu Manşete Taşıdı!
Normal şartlarda İsrail aleyhindeki gelişmeleri görmezden gelmeyi tercih eden, hatta bu ülkenin saldırganlığını meşrulaştıracak şekilde taraflı yorumlarla veren küresel haber ajansları bile artık Gazze ve Batı Şeria'da yaşanan acımasızlığı saklayamaz noktaya geldi.
İngiliz haber ajansı Reuters, Birleşmiş Milletler (BM) Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun hazırladığı ve İsrail'in Filistinli çocukları açıkça hedef aldığını ortaya koyan tüyler ürpertici raporu dünya kamuoyuna servis etti.
İşte İsrail yanlısı yayın çizgisiyle bilinen ana akım medyanın bile artık görmezden gelemediği o raporun çarpıcı detayları:
Çocuklar Kasıtlı Olarak Hedef Alındı: "Soykırım Kanıtı"
BM raporuna göre, İsrail makamları ve güvenlik güçleri Gazze'de Filistinli çocukları kasıtlı olarak hedef aldı. Komisyon, bu eylemlerin Gazze'de soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları; işgal altındaki Batı Şeria'da ise savaş suçları kapsamına girdiğini açıkça belirtti.
Komisyon Başkanı Srinivasan Muralidhar, rapora eşlik eden açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Kanıtlar, Filistinli çocukların İsrail güvenlik güçleri tarafından kasıtlı olarak hedef alındığını ve öldürüldüğünü gösteriyor. İsrail, çocukları hedef alarak Filistin halkının var olma ve kendi geleceğini tayin etme kapasitesini baltalıyor."
Katledilenlerin %30'u Çocuk
Raporda öne çıkan dehşet verici veriler ve tespitler şunlar:
Eşi Benzeri Görülmemiş Oran:
Gazze Savaşı'nda hayatını kaybedenlerin yaklaşık %30'unu çocuklar oluşturuyor. 2008-2009 ve 2014 yıllarındaki saldırılarda bu oran %24 seviyesindeyken, mevcut süreçte tarihin en kanlı çocuk katliamı yaşanıyor.
İsrail'in saldırılarında katledilen çocukların sayısı, arkada bırakılan yıkımın boyutunu gözler önüne seriyor. Rapora göre, 7 Ekim 2023 ile 7 Ekim 2025 tarihleri arasında en az 20 bin 179 çocuk İsrail güçleri tarafından öldürüldü. Ki bu rakamlara enkazların altında çıkarılmayı bekleyen binlerce ceset dahil değil.
Kasıtlı Bombardımanlar:
İsrail güçleri, çocuk ölümlerinin hızla artmasına rağmen nüfusun yoğun olduğu sivil yerleşim alanlarında yüksek etkili ve geniş alanları yerle bir eden ağır mühimmatlar kullanmaya devam etti. BM, bunun "saldırıların kasıtlı olduğunu gösterdiğini" vurguladı.
Toplu Cezalandırma:
İsrail ordusunun, sivil halkın tamamını Hamas ile ilişkili görerek çocukları "toplu olarak" hedef aldığı belirtildi.
Açlık, Abluka ve Bebek Katliamı: Sağlık Sistemi Bilerek Hedef Alındı
İnsani yardım, gıda ve ilaç ablukası nedeniyle hayatta kalan çocukların da kasıtlı olarak açlığa mahkum edildiği belirtildi. Sağlık ve doğum tesislerine yapılan bilinçli saldırıların yeni doğan bebeklerin ölümüne yol açtığı, düşük vakalarını artırdığı ve Gazze'deki neredeyse tüm çocukların acil psikolojik desteğe muhtaç bırakıldığı belgelendi.
Batı Şeria'da Çocuklara İşkence ve İstismar
Raporun bir diğer karanlık yüzü ise işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşananlar oldu. BM Komisyonu, kitlesel gözaltılar sırasında Filistinli çocuklara (özellikle erkek çocuklarına) yönelik zorla çıplak bırakma, darp, aç bırakma, cinsel şiddet dahil olmak üzere sistematik işkence uygulandığını kanıtlarıyla ortaya koydu.
Komisyon, bu muameleyi "insanlığa karşı suç" olarak tanımladı.
İsrail'den Tanıdık Savunma: "Kabul Etmiyoruz"
İsrail'in Cenevre'deki BM misyonu ise suçüstü yakalanmanın verdiği refleksle raporu "karalama ve iftira" olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada, çocuklara zarar verilmek istenmediği iddia edilerek klasik "Hamas sivil halkı kalkan yapıyor" argümanının arkasına sığınıldı. Ancak BM Komisyonu, Ekim 2025'teki ateşkesten sonra bile çocukların kasıtlı olarak öldürülmeye devam ettiğini belirterek İsrail'in bu savunmasını boşa çıkardı.
Editörün Notu: Bugüne kadar İsrail'in işlediği savaş suçlarına karşı adeta "üç maymunu" oynayan Reuters gibi küresel medya organlarının bu raporu manşetlerine taşımak zorunda kalması, Gazze ve Batı Şeria'daki vahşetin artık hiçbir sansür veya algı operasyonuyla örtülemeyecek bir boyuta ulaştığının en net göstergesidir.
KAYNAK: https://reuters.com/world/
