Barış Çağrısına "Kürtçülük" demek: Ali El-Karadagi'ye Yönelik Çarpıtmalar


 

 

 

BARIŞ ÇAĞRISINA “KÜRTÇÜLÜK” DEMEK: ALİ EL-KARADAĞİ’YE YÖNELİK ÇARPITMALAR

 

İstanbul, 21 Ocak 2026 – Suriye’de Esad sonrası dönemde başlayan ateşkes ve entegrasyon süreci, kısa sürede yeniden gerilimlere sahne oldu. Ancak bu süreçte Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Şeyh Ali Muhyiddin el-Karadaği’nin yaptığı çağrı, İslam dünyasında geniş yankı buldu. Karadaği, taraflara yönelttiği fitneyi durdurma ve kan dökmeme çağrısıyla, ümmetin birliğini ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan adil bir duruş sergiledi.

 

Olayların Kronolojisi

 

•  18 Ocak 2026: Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDF/QSD) arasında ABD arabuluculuğunda imzalanan ateşkes anlaşması, kısa sürede bozuldu. Haseke ve Deyrizor civarında çatışmalar yeniden başladı.

 

•  18-19 Ocak: Şeyh Ali el-Karadaği, resmi bir açıklama yayınlayarak taraflara “Müslümanlar arasında fitne” uyarısında bulundu. Kan dökülmesini durdurmak, derhal diyaloğa dönmek ve ümmetin düşmanlarının ekmeğine yağ sürmemek için barış çağrısı yaptı.

 

•  20 Ocak: Karadaği, yayınladığı video mesajda duruşunu netleştirdi: “Kürt halkının haklarını savunuyorum, ancak bölücülük ve ayrılıkçılık asla kabul edilemez. Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü esastır. Kürtler bu ülkenin asli unsurlarıdır ve hakları adalet çerçevesinde korunmalıdır.”

 

Karadaği’nin Adil ve Birleştirici Duruşu

 

Şeyh Ali el-Karadaği, Kürt kökenli bir âlim olmasına rağmen yıllardır İslam ümmetinin birliği ve Suriye’nin toprak bütünlüğü ilkesini en üst düzeyde savunan bir çizgide duruyor. Açıklamalarında:

 

•  Kürt halkını İslam’ın büyük bir milleti olarak övüyor,

 

•  Ancak silahlı bölücülük ve ayrılıkçı hareketleri kesin bir dille reddediyor,

 

•  Suriye’nin birleşik, adil ve çeşitliliği koruyan bir devlet yapısı içinde herkesin haklarının garanti altına alınmasını savunuyor.

 

Bu duruşu, Yusuf el-Karadavi’nin (rahmetli) yolundan gelen bir âlim olarak, Müslümanların birliği ve kardeşliğini ön planda tutan tutarlı bir çizgiyi yansıtıyor.

 

Karşılıklı Suçlamalar

 

Bazı çevreler, Karadaği’nin açıklamalarını Kürt yanlısı olarak yorumlayarak eleştirdi:

 

•  Gazeteci Samir el-Araki: “Karadaği Kürt kimliğini İslam ümmetinin önüne koydu.”

 

•  Jamal Sultan: “Açıkça QSD’yi savunuyor, fitneye zemin hazırlıyor.”

 

Ancak bu eleştirilere karşı birçok İslam âlimi ve düşünür, Karadaği’yi savundu:

 

•  Eski Tunus Dışişleri Bakanı Rafik Abdessalem (Ennahda üst düzey yöneticisi): “Şeyh Ali gibi bir âlimin Kürt kimliğini İslam ümmetinin önüne koyacağını düşünmek büyük bir haksızlıktır. O, Yusuf el-Karadavi’nin yolunda ümmet birliği için çalışıyor. Sorun Kürt halkıyla değil, bölücü silahlı gruplarla. Suriye’nin birliği ve çeşitliliği içinde herkesin hakkı korunmalıdır.”

 

•  Birçok İhvan bağlantılı âlim ve yorumcu: “Karadaği, fitneyi durdurmak için tarafsız ve adil bir çağrı yaptı. Onu etnikçi diye suçlamak, İslam âlimlerine hakarettir.”

 

Genel Değerlendirme

 

Şeyh Ali el-Karadaği’nin çağrısı, Suriye’deki Kürt meselesinin İslam dünyasında ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gösterdi. Karadaği, etnik kökenine rağmen ümmet birliği, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve adalet ilkelerini ön planda tutan tutarlı bir duruş sergiliyor. Açıklamaları, çatışmanın fitne olduğunu vurgulayarak tarafları diyaloğa ve barışa davet ediyor.

 

Suriye’deki ateşkes hâlâ kırılgan. SDF, Şam’ı anlaşmayı bozmakla suçlarken; Şam yönetimi, SDF’yi PKK etkisindeki ayrılıkçı güç olarak nitelendiriyor. Bu gerilim devam ederken, Şeyh Karadaği’nin birleştirici çağrısı, İslam dünyasında geniş destek bulmaya devam ediyor.

 

Karadagi'nin konuşmalarının linkleri: 

 

https://www.facebook.com/watch/

 

https://x.com/ali_alqaradaghi/

Özet
:
Suriye’de Esad sonrası dönemde başlayan ateşkes ve entegrasyon süreci, kısa sürede yeniden gerilimlere sahne oldu. Ancak bu süreçte Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Şeyh Ali Muhyiddin el-Karadaği’nin yaptığı çağrı, İslam dünyasında geniş yankı buldu.
Resim
Türkçe
X