HİZBULLAH LİDERİ NAİM KASIM'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
HİZBULLAH LİDERİ NAİM KASIM'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
BEYRUT – Lübnan’da Muharrem ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen Merkezi Aşure Meclisi programı, Ortadoğu’da dengelerin altüst olduğu bu dönemde önemli açıklamalara sahne oldu.
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Aşure günlerinin matem ve direniş ruhuna vurgu yaptığı konuşmasında, Lübnan’ı topyekûn bir iç savaşa sürüklemeyi hedefleyen çok uluslu karanlık bir planın detaylarını kamuoyuna açıkladı.
Şeyh Naim Kasım, İsrail ve ABD öncülüğünde devreye sokulan 12 maddelik tasfiye stratejisini deşifre ederken; özellikle Lübnan Ordusu’nun, resmi hükümetin ve yeni Suriye hükümetinin, Hizbullah’a karşı birer askeri aparat olarak kullanılarak ülkede büyük bir Sünni-Şii savaşı çıkarılmak istendiğini açıkladı.
Hizbullah liderinin Aşure Meclisi'ndeki hitabından öne çıkan, iç savaş ve mezhep çatışması odaklı detaylar şu şekilde:
"Hükümet ve Ordu Üzerinden Direnişe Saldırı Planlandı"
Konuşmasında Aşure’nin haksızlığa karşı duruşunu hatırlatan Şeyh Naim Kasım, planın en tehlikeli ayağının Lübnan’ın resmi kurumlarını anayasa ihlalleriyle direnişe karşı bir silah olarak öne sürmek olduğunu belirtti. Kasım, Lübnan’daki siyasi otoritenin ve ordunun bu kirli plana nasıl alet edilmek istendiğini şu sözlerle aktardı:
"Lübnan'daki siyasi otoritenin, bir vitrin ve şemsiye olması için çalıştılar. Öyle ki bu otorite aracılığıyla ve anayasayı ihlal ederek, tüm çirkin eylemleri gerçekleştirebilsinler. Bu eylemler, sonuç ne olursa olsun direnişle yüzleşmeye ve onu devirmeye yöneliktir.. Ordunun da direnişe karşı kışkırtılarak bir iç fitne çıkarılması üzerinde çok çalıştılar."
Suriye Rejimi Üzerinden "Kuzey Kıskacı" Baskısı
Şeyh Naim Kasım, bu emperyalist stratejinin sadece Lübnan içiyle sınırlı kalmadığını, Suriye’nin de Hizbullah’ı arkadan vurması ve İsrail ile işbirliği içinde bir kuşatma oluşturması için ağır baskı gördüğünü ifşa etti:
"Suriye'ye, Doğu'dan müdahale etmesini sağlamak amacıyla baskı yapıldı. Suriye ile İsrail'in, Kuzey'den bir kıskaç gibi birlikte hareket etmesini sağlamaya çalıştılar. Fakat elhamdülillah, Suriye rejimi bu baskılara boyun eğmedi ve yanıt vermedi."
"Asıl Amaç Kurumları Kullanarak Sünni-Şii Çatışması Başlatmaktı"
Tüm bu askeri ve siyasi kışkırtmaların arkasındaki asıl amacın, ülkeyi geri dönüşü olmayan bir mezhep savaşına sokmak olduğunu vurgulayan Hizbullah lideri, Başbakanlık makamı üzerinden Sünni-Şii kartının oynanmak istendiğini belirterek şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Sünni-Şii fitnesi çıkarmak için çalıştılar; 'Başbakanlık makamının ve kararlarının korunması' adı altında, direnişe karşı kararlar alınmasını kastettiler. Aslında fikirleri, Sünnileri Şiilerle çatıştırmaktı. Ve orduyu direnişin karşısına dikmekti. Ardından, kendilerini gelecekteki Lübnan devletinin teorisyenleri olarak gören bazı isimler çıkıp bu çatışmadan faydalanacaktı."
"Sağduyu ve Ordu Bilinci Oyunu Bozdu"
Konuşmasının sonunda, Aşure'nin birleştirici ruhuna atıfta bulunan Şeyh Naim Kasım, Lübnan'ı kan gölüne çevirecek bu planın tarafların basireti sayesinde engellendiğini ifade etti:
"Elhamdülillah, herkes aklıselime uygun davrandı. Ordunun, yetkililerin bilinci ve nesnel koşullar, bu fitnenin gerçekleşmeden geçip gitmesini sağladı. Bazı çevreler bizi Şii-Hristiyan fitnesine de sürüklemeye çalıştılarsa da başaramadılar."
Haber-Analiz:
İfşa edilen plan, Hizbullah’ı askeri olarak yenemeyen odakların "Lübnan Ordusu'nu sahaya sürme" ve "Suriye üzerinden bir iç çatışma tetikleme" stratejisine yöneldiğini açıkça gösterirken; Suriye yönetimi, Lübnan Ordusu ve hükümet içindeki sağduyulu kanatların sergilediği direnç Beyrut’u olası bir mezhep felaketinin eşiğinden döndürmeyi başarmış durumda.
