ALMANYA PİŞMAN: Nükleer Santralleri Yıkmak Bir Hata mıydı?
Politico'da Marc Felix Serrao imzasıyla yayınlanan ve Almanya’nın nükleer enerjiden çıkış kararının gerçekten "geri dönülemez" olup olmadığını sorgulayan kapsamlı analizini sitemiz için özetleyerek Türkçeye çevirdik:
Almanya’nın Nükleer İntiharı mı? "Geri Dönülemez" Denilen Karar Aslında Bir Tercih mi?
2011’de nükleere sırtını dönen Berlin, bugün Avrupa’nın en pahalı elektriğini kullanıyor. Halkın çoğunluğu artık ‘Geri dönelim’ diyor.
Almanya'nın Emsland nükleer santralinin girişinden içeri adım attığınızda zaman durmuş gibi hissedersiniz. Ancak bu sessizlik sizi aldatmasın; içeride hummalı bir çalışma var. Bir zamanlar Almanya’nın yıllık elektrik tüketimine eşdeğer enerji üreten bu "yüksek teknoloji katedrali", şimdilerde devasa bir gürültüyle parçalarına ayrılıyor.
Stratejik Bir Hata mı, Siyasi Bir İnat mı?
Almanya nükleerden çıkış kararını 15 yıl önce aldı. Ancak Ukrayna ve İran’daki savaşların enerji fiyatlarını tırmandırması, bu kararın doğruluğunu yeniden tartışmaya açtı. 2011'de Fukuşima sonrası Almanların %90'ı nükleere karşıyken, 2025 yılı itibarıyla halkın %55'i nükleer enerjiye geri dönülmesini destekliyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen bu çıkışı "stratejik bir hata" olarak nitelendirirken, Almanya’nın yeni Şansölyesi Friedrich Merz daha da ileri giderek buna "vahim bir stratejik hata" diyor. Ancak Merz’in bir şerhi var: "Bu karardan artık geri dönülemez."
En Aktif Dönemde: 33 Reaktör
Almanya nükleer enerjinin zirve noktasındayken toplamda 33 ticari nükleer reaktör ünitesine sahipti. Bu dönemde nükleer enerji, ülkenin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini (%25-30) tek başına karşılıyordu.
Şu Anda: 0 (Sıfır) Aktif Reaktör
Almanya, 2011 yılında Fukuşima felaketinin ardından aldığı "Nükleerden Çıkış" (Energiewende) kararı doğrultusunda tüm santralleri kademeli olarak kapattı.
-
Son Durak: Ülkede faaliyet gösteren son üç nükleer santral olan Emsland, Isar 2 ve Neckarwestheim 2, normal planlamadan biraz daha geç bir tarihte, 15 Nisan 2023 gecesi şebekeden tamamen ayrıldı.
-
Mevcut Durum: Şu an Almanya'da elektrik üreten hiçbir aktif nükleer reaktör bulunmuyor.
Geri Dönüş Tartışması Neden Kritik?
Makalede de vurgulandığı üzere, şu an ülkede söküm işlemleri devam eden 33 reaktör ünitesi var. Bunların bir kısmı çoktan fiziksel olarak geri döndürülemez aşamaya gelmiş olsa da, 2023'te kapatılan son 3 santralin (Emsland dahil) teorik olarak hala kurtarılabileceği tartışılıyor.
Bir zamanlar 33 dev reaktörle Avrupa'nın nükleer devlerinden biri olan Almanya, bugün bu kapasitesini tamamen sıfırlamış durumda. Bu durum, elektrik fiyatlarının AB ortalamasının 10 cent üzerine çıkmasındaki en büyük etkenlerden biri olarak görülüyor.
Teknik Olarak Mümkün mü?
Politico muhabiri, bu "geri dönülemezlik" iddiasını yerinde incelemek için Emsland santraline gitti. Santral müdürü Andreas Friehe, 109 tonluk reaktör kapağının kesilmeye başlandığını belirterek, "Bu parçayı raftan sipariş edemezsiniz, artık Almanya'da bunu üretecek kimse yok" diyor.
Ancak madalyonun diğer yüzü farklı:
-
Sanayinin Enerji Açlığı: Yapay zeka ve veri merkezleri nedeniyle Almanya’nın elektrik ihtiyacı katlanarak artıyor.
-
Dışa Bağımlılık: Rüzgar ve güneş (yüzde 56) yetmiyor. Boşluğu dolduran kömür ve doğalgaz ise Almanya'yı otoriter rejimlere bağımlı kılıyor.
-
Fiyat Farkı: 2025'in ilk yarısında Almanya'da elektrik fiyatı kilovat saat başına 38,35 cent iken, AB ortalaması bunun 10 cent altında.
Siyasi Engel: SPD ve Koalisyon Çıkmazı
Sektör temsilcileri (KernD), kapatılan son üç santralin (Emsland, Neckarwestheim 2 ve Isar 2) hala geri döndürülebileceğini savunuyor. Hatta Amerikan nükleer devi Westinghouse, kesilen parçaların "zorluk çekilmeden" yeniden üretilebileceğini belirtiyor.
Asıl engel teknik değil, siyasi. Şansölye Merz’in partisi CDU, nükleer seçeneğini açık tutma sözü vermişti ancak koalisyon ortağı SPD (Sosyal Demokratlar) buna şiddetle karşı çıkıyor. SPD enerji sözcüsü Nina Scheer, geri dönüşün "gerçekçi olmadığını" savunurken, nükleer enerjinin yenilenebilir sistemle uyumsuz olduğunu iddia ediyor.
Polonya Örneği: Egemenlik ve Nükleer
Almanya santrallerini yıkarken, komşusu Polonya tam tersi bir rota izliyor. Polonya Devlet Nükleer Şirketi (PEJ) Başkanı Marek Woszczyk, nükleer tercihlerini tek bir kelimeyle özetliyor: Egemenlik. Polonya, temiz ve öngörülebilir enerji için nükleere devasa yatırım yapıyor.
Sonuç: Bir Takvim Mümkün mü?
Uzmanlara göre, eğer bugün siyasi irade gösterilirse:
-
2027-2028: Hangi santrallerin açılacağına karar verilir.
-
2029: Özel yatırımcılar sürece dahil edilir.
-
2031-2033: İlk reaktörler yeniden şebekeye bağlanabilir.
Fakat her geçen gün parçalama işlemleri ilerliyor ve geri dönüş daha maliyetli hale geliyor. Friedrich Merz'in "geri dönülemez" dediği durum sert bir gerçeklik değil, siyasi bir seçim. Almanya, ideolojik bir inatla nükleer çağı kapatırken, enerji güvenliğini ve sanayi geleceğini riske atmaya devam ediyor.
KAYNAK: https://www.politico.eu/
Yazar : Marc Felix Serrao (Axel Springer Global Reporters Network)
Haberleştirme: Haberfikir
