The Economist: "ABD'nin Stratejik Körlüğü ve Maliyetli İran Macerası"
HABER: Stratejik Körlük ve "Maliyetli" Bir Macera: The Economist’ten Trump ve Netanyahu’ya Sert İran Eleştirisi
Dünyanın en saygın ekonomi ve siyaset yayınlarından biri olan The Economist, son kapak dosyasında ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik hamlelerini "stratejik bir felaket" olarak nitelendirdi.
“Strateji Yok, Risk Büyük”: The Economist’ten ABD-İsrail’in İran Saldırısına Sert Eleştiri
İngiltere merkezli The Economist dergisi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri hamlelerine ilişkin eleştirel yayın çizgisini sürdürüyor. Derginin son analizinde, Donald Trump yönetiminin İran politikasının “stratejik temelden yoksun” olduğu vurgulanırken, savaşın hem sahada hem de uluslararası dengelerde beklenmedik sonuçlar doğurduğu ifade ediliyor.
Batı İttifakında Rahatsızlık Büyüyor
Analize göre, ABD’nin İran’a yönelik saldırıları yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda transatlantik ilişkiler açısından da ciddi soru işaretleri yaratıyor. Avrupa Birliği, Kanada, Japonya ve NATO çevrelerinde, operasyonun hedeflerinin belirsizliği ve uzun vadeli stratejisinin muğlaklığına yönelik eleştiriler giderek artıyor.
Bu aktörler, Washington’un askeri hamlelerinin:
- Net bir “siyasi hedefe” dayanmaması
- İran rejimini zayıflatmak yerine konsolide etmesi
- Küresel enerji güvenliğini tehlikeye atması
gibi sonuçlar doğurduğuna dikkat çekiyor.
Trump’ın “Kaotik Savaşı” ve Geri Adımlar
Dergi, Donald Trump’ın İran politikasını “alışılmış kaotik tarzının bile ötesinde” olarak tanımlıyor. Başkanın önce İran’ın sivil enerji altyapısını bombalamakla tehdit ettiği, ardından piyasaların sert tepkisi üzerine geri adım attığı hatırlatılıyor.
Ancak bu geri çekilmenin kalıcı olmadığına işaret ediliyor:
- Pentagon’un 82nd Airborne Division birliklerini bölgeye sevk etmesi
- Yeni bir tırmanma ihtimalinin hâlâ masada olduğunu gösteriyor
Bu dalgalı politika, yalnızca rakipleri değil müttefikleri de belirsizlik içinde bırakıyor.
Sahada Paradox: İran Zayıfladı Ama Avantajlı
Analize göre İran ağır askeri kayıplar verdi:
- Hava savunma sistemleri büyük ölçüde imha edildi
- Füze altyapısı ciddi zarar gördü
- Üst düzey isimler ve siviller hayatını kaybetti
Ancak buna rağmen rejim ayakta kaldı ve bu durum “fiili bir kazanım” olarak değerlendiriliyor.
Daha da önemlisi, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü küresel dengeleri sarsmış durumda. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik hat üzerindeki baskı, ABD’nin askeri üstünlüğüne rağmen kolayca kırılamıyor.
Dergi, İran’ın:
- Düşük maliyetli dronlar
- Balistik füzeler
- Deniz mayınları
gibi asimetrik araçlarla süper gücü dengelediğini vurguluyor.
Bölgesel Satranç: İran’ın Hâlâ Kartları Var
İran’ın vekil güçleri zayıflamış olsa da tamamen etkisiz değil:
- Yemen’deki Husiler, Kızıldeniz’deki saldırıları durdurarak petrol akışını kontrol edebilecek bir pazarlık gücü elde etmiş durumda
- Irak’ta İran’a yakın Şii gruplar sahayı yeniden şekillendiriyor
- Lübnan’da Hizbullah, İsrail saldırılarıyla birlikte yeniden meşruiyet kazanma potansiyeline sahip
Bu tablo, İran’ın doğrudan savaşın ötesinde çok katmanlı bir strateji yürüttüğünü gösteriyor.
Körfez’de Korku: Daha Tehlikeli Bir İran
ABD’nin bölgedeki müttefikleri savaş istemedi; ancak şimdi daha büyük bir tehditten endişe ediyorlar. Körfez ülkeleri:
- Savunma sistemlerinin yetersizliğinden
- Ekonomilerinin enerji hatlarına bağımlılığından
- İran’ın misilleme kapasitesinden
dolayı kırılgan bir pozisyonda.
Bazı aktörler ABD ile daha derin askeri iş birliğini savunurken, bu durum bölgeyi daha geniş çaplı bir savaşa sürükleme riskini artırıyor.
İsrail Cephesi: Güvenlik Artmadı, Risk Arttı
Dergi, Binyamin Netanyahu yönetiminin saldırılardan memnun olduğunu, ancak sahadaki gerçekliğin farklı olduğunu belirtiyor:
- İran füzeleri İsrail hava sahasını aşarak sivil kayıplara yol açtı
- Nükleer tehdit ortadan kaldırılmış değil
- Uzun vadede sürekli saldırı gerektiren bir “kısır döngü” oluştu
Daha da kritik olan ise ABD-İsrail ilişkilerinde oluşabilecek gerilim.
ABD İçinde Tepki: İsrail Lobisi Tartışması
Analiz, savaşın ABD kamuoyunda giderek daha az destek bulduğunu vurguluyor. Özellikle:
- Artan enerji fiyatları
- Olası asker kayıpları
- Ekonomik maliyetler
seçmen davranışını etkiliyor.
Cumhuriyetçi tabanın bir kısmı dahi İsrail’i sorgulamaya başlarken, İsrail yanlısı lobilerin Washington üzerindeki etkisi ilk kez ciddi bir tartışma konusu haline geliyor.
Sonuç: Stratejik Kazanım Yok, Politik Maliyet Yüksek
The Economist’e göre savaşın en çarpıcı sonucu şu:
ABD ve İsrail askeri olarak güçlü olabilir; ancak stratejik üstünlük şu an İran’da.
Dergi, Donald Trump’ın savaşı:
- Net bir hedef olmadan başlattığını
- Diplomatik seçenekleri zayıflattığını
- İran’daki sertlik yanlılarını güçlendirdiğini
savunuyor.
İki Yol: Tırmanma mı, Müzakere mi?
Washington’un önünde iki seçenek var:
a)Tırmanma: İran’ın enerji altyapısına daha büyük saldırılar, hatta kara operasyonları
→ Yüksek risk, düşük kesin sonuç
b)Müzakere: Ateşkes ve diplomasi → Zor ama daha az maliyetli seçenek
Ancak dergiye göre artık yapılacak bir anlaşma, savaş öncesine kıyasla çok daha kötü şartlarda gerçekleşecek.
KAYNAK: https://www.economist.com/
