Washington ve Orta Doğu Çalkalanıyor: İran Mutabakatına Kim Ne Diyor?

 

 

 

 

Washington ve Orta Doğu Çalkalanıyor: İran Mutabakatına Kim Ne Diyor?

 

WASHINGTON – ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile imzalamaya çok yakın olduğunu duyurduğu 60 günlük geçici barış mutabakatı (MOU), dünya siyasetini ve Washington kulislerini tam ortadan ikiye böldü. Kamuoyuna sızan taslak metinle birlikte, küresel ekonomiyi rahatlatmak isteyen liderlerin "tam desteği" ile savaşa devam edilmesini isteyen "şahinlerin isyanı" karşı karşıya geldi.

 

24 Mayıs 2026 itibarıyla, tarihi anlaşmaya yönelik dünyadan gelen en net destek ve eleştiri pozisyonları:

 

SAVAŞA DEVAM EDİLSİN DİYENLER: ŞAHİNLER AYAKTA

 

Askeri harekatın (Operation Epic Fury) durdurulmasını "zayıflık" ve "İran'a verilmiş bir zafer hediyesi" olarak gören şahin (hawkish) ve neokonservatif kanat, Trump'a karşı adeta isyan bayrağı açtı:

 

1. İsrail Cephesi: Netanyahu’nun "Saçı Başı Yandı"

 

Anlaşmaya en sert ve etkili muhalefeti İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu yapıyor. Kulislerden sızan bilgilere göre, Netanyahu’nun Cumartesi günü Trump ile yaptığı telefon görüşmesi son derece gergin geçti ve İsrail Başbakanı'nın bu süreçteki öfkesi diplomatik koridorlarda "saçı başı yandı" ifadeleriyle anıldı.

 

Netanyahu, bu anlaşmayı "İsrail’in stratejik yenilgisi" olarak görüyor ve nükleer tesisler tamamen yok edilene kadar bombardımanın sürmesini istiyor.

 

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid de dahil olmak üzere ülke kamuoyu ve askeri yetkililer, "Bu anlaşma köşeye sıkışan İran’a sadece zaman kazandırıyor" eleştirisinde birleşiyor.

 

2. ABD’li Cumhuriyetçi Şahinlerin İsyanı

 

Trump'ın kendi partisi içindeki ulusal güvenlik şahinleri ve eski çalışma arkadaşları da Başkanı hedef tahtasına koydu.

 

Mike Pompeo (Eski Dışişleri Bakanı): 

 

Anlaşmayı sert bir dille eleştirerek, süreci eski Demokrat yönetimin politikalarına benzetti: "Bu anlaşma, Obama ekibinin (Wendy Sherman, Robert Malley, Ben Rhodes) senaryosundan farksızdır. Devrim Muhafızları’na (IRGC) para ödeyip kitle imha silahı programına devam etmelerine izin veremeyiz. Yapılması gereken şey nettir: Boğazı açın, İran’a para akışını kesin ve askeri kapasitesini yok edin."

 

Senatör Lindsey Graham: 

 

"İran, Hürmüz’ü terörize edebilme ve Körfez altyapısına zarar verebilme kapasitesini korursa, bu Orta Doğu’da güç dengesinin İran lehine kalıcı olarak değişmesi anlamına gelir ve İsrail için kabus olur."

 

Senatör Roger Wicker (Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı): 

 

"60 günlük bir ateşkesle İran'ın iyi niyetle hareket edeceğine inanmak bir felakettir. Operation Epic Fury’nin tüm kazanımları boşa gidecek. Trump’ı yanlış yönlendiriyorlar, işi bitirmeli."

 

Senatör Ted Cruz: 

 

"Yönetim içinden bazı seslerin ittiği bu İran ‘anlaşması’ konusunda derin endişeliyim. Rejimi ayakta tutan bu sonuç feci bir hata olur."

 

3. Düşünce Kuruluşları ve Etkili Lobiler

 

Mark Dubowitz (FDD Direktörü): 

 

Washington'ın en etkili İran karşıtı düşünce kuruluşu FDD’nin direktörü, "60 günlük ateşkes + belirsiz nükleer taahhüt = oyun bitti" diyerek Trump'ı uyardı.

 

AIPAC (Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi): 

 

Anlaşmayı engellemek adına Kongre'deki Cumhuriyetçi milletvekilleri üzerindeki baskı ve lobi faaliyetlerini en üst seviyeye çıkardı.

 

3. Batılı Müttefikler: Almanya (Friedrich Merz)

 

Avrupa kanadında da Trump'ın İran politikasına şaşırtıcı bir şahin eleştiri geldi. Almanya'nın çiçeği burnunda Başbakanı Friedrich Merz, Trump’ı müzakere masasında "zayıf görünmekle" suçladı.

 

Friedrich Merz, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada "İran'ın bu müzakerelerde ABD'yi aşağıladığını (humiliating)" söyledi.

 

Trump bu eleştiriye çok sinirlenerek Truth Social ve basına verdiği demeçte Merz için "Ne konuştuğunu bilmiyor" ifadesini kullandı. 

 

Batı ittifakı içinde bile, İran'a karşı başlatılan askeri ablukanın gevşetilmesini "zayıflık" olarak gören ciddi bir bürokratik direnç var.

 

Özet
:
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile imzalamaya çok yakın olduğunu duyurduğu 60 günlük geçici barış mutabakatı (MOU), dünya siyasetini ve Washington kulislerini tam ortadan ikiye böldü. Kamuoyuna sızan taslak metinle birlikte, küresel ekonomiyi rahatlatmak isteyen liderlerin "tam desteği" ile savaşa devam edilmesini isteyen "şahinlerin isyanı" karşı karşıya geldi.
Resim
Türkçe
X