İsrail Hapishanelerinde "Devlet Politikası" Haline Gelen Cinsel İşkence Raporu Şok Yarattı
Euro-Mediterranean İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından hazırlanan ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran yeni bir rapor, İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklulara yönelik sistematik ve korkunç işkence yöntemlerini gün yüzüne çıkardı.
Raporda yer alan ifadeler, cinsel şiddetin münferit vakalar değil, İsrail'in en üst düzey siyasi, askeri ve adli makamları tarafından onaylanan "örgütlü bir devlet politikası" olduğunu iddia ediyor.
Kan Donduran İfadeler: "Ölümü Arzuladım"
Gerek Euro-Med raporları gerekse BM Özel Raportörü Francesca Albanese'in bulguları, hapishanelerden sağ çıkan mağdurların ifadeleriyle birleşince, insanlık onurunu ayaklar altına alan korkunç bir tablo ortaya çıkıyor:
• Kadın Tutuklulara Yönelik Şiddet:
Kuzey Gazze’den 42 yaşındaki bir kadın tutuklu, Sde Teiman gözaltı merkezinde iki gün boyunca maskeli askerlerin cinsel saldırısına maruz kaldığını, bu süre zarfında çıplak ve yaralı halde tutulduğunu belirtti. Mağdur, tüm bu dehşet anlarının askerler tarafından kayda alındığını ifade etti.
• Köpeklerle İşkence:
35 yaşındaki bir başka erkek tutuklu (Amir), askerlerin kendisini zorla soyduktan sonra üzerlerine köpekleri saldığını ve eğitimli köpeklerin cinsel saldırısına uğradığını anlattı. Raporda, benzer saldırıların başka erkek mahkumlar üzerinde de uygulandığına dair pek çok tanıklık yer alıyor.
• İnsanlık Dışı Nesnelerle Saldırı:
Bir avukatın aktardığına göre, aynı tesisteki bir askerin, bir Filistinli mahkuma yangın söndürme cihazı başlığıyla müdahale ederek vücudunda ağır iç yaralanmalara neden olduğu belirtildi.
BM Onayı
Euro-Med'in bu bulguları sadece bir sivil toplum iddiası olarak kalmadı. BM Özel Raportörü Francesca Albanese de Nisan 2026'da sunduğu raporunda benzer bulgulara yer vererek, İsrail hapishane sisteminin bir "hesaplanmış zulüm laboratuvarına" dönüştüğünü ve bunun soykırımın bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bu raporlar, mağdurların anlatımlarının yanı sıra, serbest kalanların vücutlarındaki fiziksel izler (kemik kırıkları, yanıklar, iç organ hasarları) ile de destekleniyor.
Batı Medyasına "Sessizlik" Eleştirisi
Programda bu raporu değerlendiren sunucu Ana Kasparian, ABD ve Batı medyasının bu savaş suçları ve mezalimler karşısında "denge" adı altında sessiz kalmasını sert bir dille eleştirdi.
Kasparian, "Savaş suçları çirkindir, İsraillilerin bu davranışı ise çok daha çirkindir. Artık birilerinin onlara ayna tutma vakti geldi" diyerek uluslararası toplumun bu tabloyu görmezden gelmemesi gerektiğini vurguladı.
"Cinsel işkence, İsrail hapishanelerinde en yüksek makamlarca onaylanmış bir devlet politikasıdır." —
Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü Raporu
@AnaKasparian @EuroMedHR
#EuroMedMonitor
#StatePolicyTorture
#Haberfikircom
#StopTheRape #EndTorture
x.com/Jvnior/status/…